Haz
30th

Avrupa’nın En Büyüğü İspanya

AVRUPA’NIN EN BÜYÜĞÜ İSPANYA!

Ve EURO 2008′in şampiyonu İspanya oldu! Avusturya ve İsviçre’nin ev sahipliğini yaptığı Avrupa Şampiyonası’nın final maçında Almanya’yı 1-0 mağlup eden İspanya kupaya uzandı. 50 bin kişi kapasiteli Ernst Happel Stadyumu’nda ilk yarısı da İspanya’nın 1-0 üstünlüğü ile sona eren karşılaşmanın tek golü 33. dakikada Fernando Torres’ten geldi. İlk kez 1964′te evinde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda Sovyetler Birliği’ni 2-1 mağlup ederek kupaya uzanan Boğalar, tam 44 yıl sonra ikinci kez mutlu sona ulaşmayı başardı.

 

İspanya, 90 dakika boyunca rakibine oranla daha üstün bir futbol sergilediği final maçında haklı bir galibiyete uzandı. EURO 2008′de oynadığı 6 maçı da kazanan İspanya, gücünü göstermiş oldu. Turnuvaların başarılı takımı Almanya ise 6 kez oynadığı finalde bu kez istediğini alamadı. Fenerbahçe ile anlaşan, İspanya’nın başındaki 70 yaşındaki Luis Aragones de, Avrupa Şampiyonası’nı kazanan en yaşlı teknik adam olarak tarih kitaplarındaki yerini aldı. 

BALLACK İLK 11′DE…
EURO 2008′de merakla beklenen final maçında iki dev Almanya ve İspanya kozlarını paylaştı. İki takımda yaklaşık bir aylık bu maratonda mutlu sona ulaşmak için tüm güçlerini sahaya yansıttılar. Almanya’nın son idmanında sakatlanan ve bu maçta oynayıp oynayamayacağı tartışılan Michael Ballack, ilk 11′de sahaya çıktı ve Löw’ü oldukça rahatlattı. İki takımda ideale yakın 11′leri ile sahaya çıktı. İspanya’da sakat David Villa dışında eksik bulunmazken, Almanlar tam kadro sahadaydı. Boğaların teknik direktörü Luis Aragones, golcü oyuncusunun yokluğunda Fabregas’a şans verdi. Panzerlerin genç teknik adamı Joachim Löw, İspanya karşısında sahaya kalede Lehmann, savunmada Friedrich, Mertesacker, Metzelder ve Lahm, orta sahada Schweinsteiger, Frings, Ballack, Hitzlsperger ve Podolski, forvette ise Klose 11′ini sürdü. Aragones ise final maçında kalede Casillas, savunmada Sergio Ramos, Puyol, Marchena ve Capdevilla, orta sahada Iniesta, Xavi, Senna, Fabregas ve Silva, ileri uçta ise Fernando Torres’e şans verdi.

İSPANYA ÇOK FARKLI…
EURO 2008′de oynadığı tüm maçları kazanan ve ortaya koyduğu futbol ile taraflı-tarafsız futbolseverlerin beğenisini kazanan İspanya, final karşılaşmasına da iyi başlayan taraftı. Ayağa hızlı paslar ve yetenekli oyuncuları ile Almanya’dan daha kaliteli bir takım olduğunu belli eden İspanya, ilk 45 dakikada oyunu domine eden taraftı. Almanlar ise fizik güçleri ve disiplinli oyunları ile İspanyollar’ın güzel oyununu bozmaya çalıştı.

Karşılaşmanın ilk tehlikeli atakları da İspanyollardan geldi. 14. dakikada Alman ceza sahası içinde topla buluşan Iniesta’nın şutu, Metzelder’e çarpıp kaleye yöneldi, son anda iyi bir refleks ile Lehmann topa uzandı ve kornere çeldi. İlk yarıda İspanya’nın yakaladığı diğer bir tehlikede ise Torres’in kafa şutunda direk gole izin vermedi, bu pozisyonun devamında gerilerden gelen Capdevilla sert bir şut attı, bu şutta az farkla auta çıktı. Sürekli üstünlük sayısını düşünen İspanya aradığı gole ise 33. dakikada Torres ile ulaştı. Duran toplarla İspanya kalesinde tehlike yaratan Almanya ise ilk 45 dakikada beklediği neticeyi alamadı. Rakip yarı sahada kazandığı serbest vuruş ve kornerlerde tüm uzun oyuncularını ceza sahasına sokan Almanlar, bu yarıda İspanyol defansını geçemedi. Almanya Lahm ve Podolski ile sol kanatı yine çok etkili kullandı. İspanya ise kalabalık orta sahasından Torres’e attığı derin toplar ile goller bulmaya çalıştı ve bir pozisyonda bunu başararak ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.

ÖNCE DİREĞE TAKILDI, SONRA GOLÜNÜ ATTI…
David Villa’nın yokluğunda İspanyollar’ın en büyük gol umudu olan Fernando Torres, final maçında klasını ortaya koydu. EURO 2008′de bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Liverpoll’lu golcü oyuncu, Almanya maçının ilk 45 dakikasında en etkili isimdi. 23. dakikada Sergio Ramos’un sağ kanattan yaptığı ortaya kafayı vuran Torres, bu pozisyonda direğe takıldı. Ama Torres o kadar istekliydi ki golü bulması da gecikmedi. Karşılaşmanın 33. dakikasında Xavi’nin, Alman savunmasının arkasına attığı derin topa hareketlenen Torres, sağ kanatta topla buluştu ve Lahm’ı geçti, kaleci Lehmann’ın da üzerinden topu aşırttı ve takımını öne geçiren gole imza attı.

İKİNCİ YARIDA LAHM YOK…
Milli Takımımıza attığı son dakikaka golüyle Almanya’yı finale taşıyan Philiph Lahm, İspanya maçının ikinci yarısında sahadaki yerini alamadı. İlk yarıda rakibiye girdiği pozisyonun ardından sakatlanna ve Torres’in attığı golde de hatası olan Lahm, ikinci yarıda yerini Bayern Münih’li Jansen’e bıraktı. Almanya ikinci yarıda da bir türlü orta sahada oyun kuramadı ve forvetlerini besleyemedi. İspanya ise orta sahada yaptığı baskı ile oyunun hakimiyetini elinde tuttu.

İspanya’da Torres ikinci yarıda da etkili futbolunu sürdürdü. Torres attığı deparlar ile Alman savunmasını adeta çılgına çevirdi. Panzerler 55 ve 65. dakikalar arasında beraberlik için büyük baskı kurdu, Ballack ve Klose ile girdiği pozisyonlardan yararlanamayan Almanya da Ballack’ta bekleneni bir türlü veremedi. Almanlar ikinci yarıda da pozisyon bulmakta zorlanırken, İspanya çok adamla geldiği ataklarda, farkı açmaya çok yaklaştı. 67. dakikada Sergio Ramos’un uçarak yaptığı kafa vurşunu, Lehmann güçlükle kornere çeldi. Bu pozisyonun devamında kullanılan kornerde ise Iniesta ceza sahası içinde topla buluştu. Iniesta ceza sahası içinde sol çaprazdan çok sert vurdu, direk dibinde bekleyen Frings ikinci gole izin vermedi. İlerleyen dakikalarda da İspanya az adamla yakaladığı Alman kalesinde tehlikeli pozisyonlar yakaladı ancak skor tabelasını değiştiremedi ama şampiyonluğa uzanan taraf oldu.

LÖW’ÜN KUMARI…
İkinci yarıya 1-0 geride başlayan Almanya’da teknik direktör Joachim Löw, 58. dakikada yaptığı oyuncu değişikliği ile büyük bir kumar oynadı. Ön liberosu Hitzlsperger’i kenara alan Löw, riski alıp forvet oyunucusu Kuranyi’yi sahaya sürdü. Kuranyi girdikten sonra Almanlar uzun toplara daha çok başvururken, savunmasında da önemli açıklar verdi. Löw karşılaşmadaki son değişikliğine ise 79. dakakikada gitti. Klose’yi kenara alan Löw, bir diğer golcüsü Mario Gomez’e şans verdi.

ARAGONES’TEN YERİNDE DEĞİŞİKLİKLER…
İspanyollar’ın deneyimli teknik direktörü Luis Aragones, ikinci yarıda yaptığı yerinde ve zamanında değişiklikler ile oyuna olumlu müdahalelerde bulundu. İlk olarak 63. dakikada maçın etkisiz isimlerinden Fabregas’ı kenara alan Aragones, savunma yönü güçlü olan Xabi Alonso’yu oyuna aldı. Aragones ikinci değişikliğinde ise Podolski’yle girdiği ikili mücadelede rakibine kafa atmaya çalışan Silva kenara gelirken, Cazorla kalan 24 dakikada görev yaptı. Deneyimli teknik adam son değişikliğini ise 78. dakikada yaptı. İspanya’nın ilk golünü atan Torres kenara gelirken, bir başka golcü Güiza oyuna girdi.

GOL KRALI DAVİD VİLLA…
Almanya ile oynanan final karşılaşmasında sakatlığı nedeniyle takımındaki yerini alamayan İspanyol golcü, David Villa EURO 2008′de attığı 4 golle turnuvanın gol kralı oldu.

Haz
29th

Euro 2008de Final

Files under Gündem, Spor | Leave a Comment

evet büyük gün pazar geldi 29 Haziran 2008.Almanya mı ? İspanya mı ? Avrupanın En Büyüğü Kim ??

Bizim 3.Olduğumuz Euro2008de Bugün Final Mücadelesi Oynanacak ..Ah Keşke Biz Orda Olsaydık fakat işler yolunda gitmemişti neyse finalin adı ise : Almanya-İspanya . ben Almanları 1 adım önde görüyorum her iki tarafada bol şans .. maç sonu görüşmek dileğiyle hoşçakalın ..

Haz
28th

Final (Almanya - İspanya )

Files under Hayattan, Spor | Leave a Comment

 
vee euro 2008′de sona gelindi .. final’in adı ise : almanya-ispanya .. ah keşke Türkiye-İspanya olsaydı .. neyse şansımıza küstük oturup bu finali izlicez ..benim favorim Almanlar . çünkü tam turnuva takımılar bizim karşımızdada bunu gösterdiler ..

Haz
26th

Canınız Sağolsun(Almanya 3-2 Türkiye)

Files under Gündem, Spor | Leave a Comment


ALNINIZDAN ÖPÜYORUZ: 3-2

Final hedefimiz böyle bitmemeliydi! EURO 2008′de yarı final mücadelesinde Milli Takımımız, Almanya’ya son dakikada yediği golle 3-2 mağlup oldu ve şampiyonluk şansını kaçırdı. St. Jacob Park’ta ilk yarısı 1-1′lik eşitlik ile sona eren karşılaşmada gollerimiz 22. dakikada Uğur Boral ve 86. dakikada Semih’ten gelirken, Almanya’nın golleri 26. dakikada Schweinsteiger, 79. dakikada Klose ve 90. dakikada Lahm’dan geldi. Böylece Almanya ilk finalist oldu. Almanya, 29 Haziran Pazar günü Viyana Ernst Happel Stadion’da İspanya-Rusya karşılaşmasının galibi ile final karşılaşmasına çıkacak.

Düşünün… Kart cezalıları Arda Turan, Emre Aşık, Tuncay Şanlı ve Volkan Demirel… Sakatlıkları bulunan Servet Çetin, Nihat Kahveci, Emre Güngör ve Emre Belözoğlu… Neredeyse kadronun yarısı… Yedek kulübesinde ise forma giyebilecek konumda sadece 4 futbolcu. İşte Ay-Yıldızlı takımımız böyle çıktı sahaya… Ve Millilerim onca eksiğine rağmen mükemmel bir futbol ortaya koydu. İlk golü bulduğu maçta, 79. dakikada geriye düştü. Yılmadık eşitliği 86′da yakaladık, ama 90. dakikada Lahm’ın golüne engel olamadık ve hak ettiğimiz finalden uzak kaldık.


11 ASLAN SAHADA…
EURO 2008′de müthiş bir mücadele örneği sergileyerek yarı finale geldik. Ay-Yıldızlı ekibimizin Teknik Direktörü Fatih Terim, birçok sakat ve cezalı oyuncumuzun yokluğuna rağmen 11 aslanı sahaya sürdü. Terim, Almanya karşısında kalede Hırvatistan maçının kahramanı Rüştü, savunmada Sabri, Gökhan Zan, Hakan Balta ve stoperlerimizin yokluğunda Mehmet Topal’ı Gökhan Zan’ın yanında savunmada oynatırken, orta sahada Hamit, Aurelio, Ayhan, Uğur, Kazım beşlisine, ileri uçta ise Semih Şentürk’e şans verdi. Sakat veya cezalı oyuncusu bulunmayan Alman Milli Takım’ında ise teknik direktör Joachim Löw, kalede Lehmann, savunmada Friedrich, Lahm, Mertesacker ve Metzelder, orta sahada Rolfes, Hitzlsperger, Ballack, Schweinsteiger ve Podolski, forvette ise Klose’ye görev verdi.
FUTBOL OLARAK EZDİK…
Maçın kesin favorisi olarak gösterilen Almanya, Busacca’nın ilk düdüğüyle birlikte maçın masa başında kazanılmadığını anladılar. Milli Takımımız, ilk 45 dakikada mükemmel bir oyun ortaya koydu. Baskılı futbolumuz, Almanları şaşkına çevirdi. Üst üste pozisyonlara girdiğimiz ilk yarıda yalnızca bir golle yetindik, bu yarıda farkı açmak içten bile değildi. İlk yarıdaki futbol final için hepimizi ümitlendirdi. Almanlara istatistiklerde de büyük üstünlük sağladık. Gol girişimlerinde 11′e 2, kaleyi bulan şutlarda 7′ye 1, topa sahip olmada yüzde 55′e 45 ve kornerlerde 5′e 2 üstünlüğümüz vardı.
ALMANLARI ŞAŞKINA ÇEVİRDİK..
A Milli Futbol Takımımız maçın başında kendi yarı sahasında Almanya’yı önce tartarak oyuna başladı. Orta sahada yaptığımız pres ve kaptığımız toplar ile güvenimiz yerine geldi. Karşılaşmanın ilk tehlikeli atakları da Ay-Yıldızlı takımımızdan geldi. Almanlar beklemedikleri bu iyi oyun karşısında şoka uğradı. Karşılaşmanın ilk tehlikesini de Kazım Kazım ile yakaladık. Kazım 7. dakikada yaklaşık 25 metreden çok sert vurdu, top kaleci Lehmann’ın kucağında kaldı. Bu şut Almanlara adeta bir gözdağıydı. Bu tehlikenin üzerinden bir dakika geçmişti ki bu kez Hamit ile gole çok yaklaştık. Alman ceza sahası içinde pres yapan Hamit, Lahm’dan topu kaptı ve kaleci Lehmann ile karşı karşıya kaldı. Hamit dengesiz pozisyonda ayağının üzeriyle topa vurdu, Lehmann bu tehlikeyi ayaklarıyla uzaklaştırdı. Bir çok eksik oyuncumuz olmasına rağmen Ay-Yıldızlı formayı giyen her oyuncumuz müthiş bir mücadele gösterdiler. Dakikalar 15′i gösterdiğinde ise golümüze direk izin vermedi. Organize geliştirdiğimiz atakta, Ayhan Kazım’a indirdi, ceza sahası içinde topla buluşan Kazım çok sert vurdu, top üst direkten geri döndü.



GOL GELİYORUM DEDİ…

Kaçan pozisyonlarımız ve direkten dönen topumuz gelecek golümüzün habercisiydi. 22. dakikada sağ kanattan ayağa paslarla çok etkili geldik, Ayhan topu Sabri’nin önüne bıraktı, Sabri ceza sahasına çok iyi bir orta yaptı, Kazım zor pozisyonda vurdu top üst direkten döndü, dönen topa Uğur Boral ayak koydu, Lehmann’ın bacaklarının arasından geçen top ağlara gitti. Ve goollllllll……

BİR KEZ GELDİLER GOL OLDU…
Golün moraliyle Alman kalesinde daha çok gözükmeye başladık, sağlı-sollu ortalarla ikinci golü bulmak için yükleniyorduk. Ama bu heyecanımız pahalıya patladı. İkinci golü bulmak için çok adamla kazandığımız kornerde Alman ceza sahasına yüklendik, dönen topta Almanlar kontra atağa kalktı, 26. dakikada Podolski sol kanattan ceza sahamıza yerden ortasını yaptı, Schweinsteiger ayak koydu ve topu ağlarımıza gönderdi.
ALMANLAR DEĞİŞİKLİK İLE BAŞLADI…
İlk yarısı futbol olarak takımımızın üstünlüğü ile geçen karşılaşmanın ikinci yarısına Almanlar oyuncu değişikliği ile başladı. İlk yarıda Ayhan ile girdiği hava topu mücadelesinde kaşı açılan Rolfes yerini Frings’e bıraktı. İkinci yarıda daha kontrollü bir futbol oynadık ve Almanlar bu yarının başında kalemizde daha çok gözükmeye başladı. 60. dakikadan sonra oyunda yeniden dengeyi sağlamaya başladık. Yine o ilk yarıdaki güzel oyunumuzu sergilemeye başladık ve ayağa paslarla rakibi yine kendi yarı sahasına çekilmek zorunda bıraktık. Oyunda üstünlüğü ele geçirdiğimiz dakikalarda kalemizde 79. dakikada golü gördük. Yediğimiz golden iki dakika sonra Terim oyuna müdahale etti ve Ayhan’ı kenara alıp Mevlüt’ü sahaya sürdü. Bu değişiklik ile de yetinmeyen Terim, 84. dakikada Uğur Boral’ın yerine Gökdeniz’e gol bulabilmek için görev verdi.

NEDİR BU HAKEMLERDEN ÇEKTİĞİMİZ!
EURO 2008′in ilk maçından beri hakemlerden yana şansımız hiç gülmedi. Portekiz maçıyla başlayan hakemlerin aleyhimize kararları, Almanya maçında doruğa ulaştı. İsviçreli Massimo Busacca, adeta İsviçre’yi elememizini intikamını alıyordu. Tüm pozisyonlarda takdir hakkını Almanlardan yana kullanan İsviçreli hakem, tüm tehlikeli ataklarımızı, saçma faul kararlarıyla kesti. Hakemin bizim yanımızda olduğu tek karar, Lahm’ın ceza sahamıza gireceği sırada, Sabri ile girdiği ikili mücadele sonrasında devam kararı vermesiydi.

BÖYLE GOL YENİR Mİ!
Oyunda üstünlüğü ele geçirdiğimiz dakikalarda kalemizde inanılmaz kötü bir gol gördük. Almanlar yarı sahamıza gelmeyi bile düşünmüyordu, kaptırdığımız topta Lahm ile 79. dakikada sol kanattan geldiler. Lahm’ın yaptığı ortada Mehmet Topal ve Rüştü zamanlama hatası yaptı ve Klose’ye kafa vurdurduk ve top ağlarımıza gitti. İki oyuncumuzun büyük hatası kalemizde golü görmemize neden oldu.
BİR TÜRKİYE KLASİĞİ…
Almanlar maçın bitimine 11 dakika buldukları golle, finale çıkdıklarını zannettiler ama unuttukları birşey vardı, biz Türk’tük. 86. dakikada Sabri sağ kanattan çok iyi geldi, mükemmel bir çalımla Lahm’ı geçti, yerden ön direğe kestiği topa Semih ayak koydu ve topu ağlara gönderdi. İşte yine geri geldik.

BU GOL HESAPTA YOKTU…
A Milli Futbol Takımımız, hak ettiği finale 90. dakikada yediği golle veda etti. Almanlar’ın son dakikada gelişen atağında Lahm ceza sahamız içinde kalecimiz ile karşı karşıya kaldı, vuruşu ağlarımıza gitti. Hepimiz yıkılmıştık. Maçın son anlarında Tümer’in düşürülmesiyle kaleye uzak bir noktadan frikik kazandık. Ancak atışı kullanan Tümer topu üstten auta gönderince, umutlarımız eridi ve sahladan 3-2 yenik ayrıldık.

Ama olsun. Müthiş bir futbol sergiledik, taraflı tarafsız herkesin alkışını aldık ve turnuvada gönüllerin şampiyonu oldu. Hepinizin alnınızdan öpüyoruz çocuklar…

Haz
23rd

Son Yolcu İspanya

Files under Gündem, Spor | Leave a Comment
Avusturya ve İsviçre’nin ortaklaşa düzenlediği EURO 2008 çeyrek finalde maçında İspanya normal süresi 0-0 golsüz sona eren mücadelede penaltı atışları sonucunda İtalya’yı 4-2 yenerek yarı finale yükseldi. İspanya’nın EURO 2008 yarı finaldeki rakibi Hollanda’yı eleyen Rusya. Bu karşılaşma 26 Haziran’da Ernst Happel Stadı’nda oynanacak. 

Daha önce 22 Haziran’da oynadığı 3 büyük turnuvaya da penaltı atışları sonrasında veda eden İspanya, makus talihini bu kez İtalya karşısında yendi. İspanyollar, daha önce 1986 Dünya Kupası’nda Belçika’ya, EURO 96′da İngiltere’ye ve 2002 Dünya Kupası’nda Güney Kore’ye elenmişti. İspanya’nın 22 Haziran’da oynadığı bir diğer karşılaşma ise 1930 yılında İtalya’ya karşı alınan 3-2′lik galibiyetti…

Penaltı atışlarında nefesler kesildi! Bir kalede Buffon, diğer kalede Casillas… Dünyanın en pahalı futbol ayakları topun başına geçti. İspanya adına David Villa, Cazzorla, Senna, Güiza (kaçırdı), Fabregas attı.İtalya adına Fabio Grosso, Camoranesi attı, Di Natale, De Rossi (kaçırdı) ve İspanya EURO 2008′de yarı finale yükseldi.

ARAGONES KADROYU BOZMADI
EURO 2008′de fırtına gibi esen İspanya’da teknik direktör Luis Aragones, İtalya karşısında klasik kadrosunu bozmadı. Kalede her zaman olduğunu Ilker Casillas’a şans vereden Aragones, defans kurgusunu ise Sergio Ramos, Carles Puyol, Carlos Marchena ve Joan Capdevila üzerine kurdu. Orta alanda 19-Andres Iniesta, Xavi, David Silva’ya forma veren deneyimli teknik adam İtalya karşısında da Marcos Senna’yı sahaya sürerek Cesc Fabregas’ı yedek kulübesinde oturttu. İleri ikilide Fernando Torres ve David Villa’ya güvenini bir kez daha yineleyen Aragones, son zamanlarda adı sıkça Fenerbahçe ile anılan Güiza’yı ise kulübede sakladı.

DONADONI’DEN ROMA MODELİ
İtalya’da ise teknik direktörü Roberto Donadoni, Pirlo ve Gattuso’nun kart cezalısı olması nedeniyle kadro kurmakta oldukça zorlandı. Kalede ve defansta oyuncu tercihlerini değiştirmeyen Donadoni orta sahada ise tam anlamıyla bir revizyona gitti. İtalya’nın yıkılmaz kalelerinden biri olarak gösterilen orta sahada Daniele De Rossi, Simone Perrotta ve Alberto Aquilani’yi şans veren Donadoni bir anlamda Roma orta saha modelini İtalya Milli Takımı’nda da uyguladı. Hücum hattında Luca Toni’den vazgeçemeyen genç teknik adam Del Piero ve Di Natale’yi yedek kulübesinde tutarak Antonio Cassano’yu sahaya sürdü. Donadoni’nin Cassano tercihinde şüphesiz oyun içinde 4-5-1 taktiğinin sık sık uygulaması önemli bir rol oynuyor.

ERKEN FİNAL Mİ?
‘Erken final’ niteliği taşıyan karşılaşmaya beklendiği gibi İspanya daha tempolu başladı. Kalabalık İtalya orta sahasını kanatlardan etkili bindirmeler ile aşmayı planlayan İspanya, Capdevilla ve David Silva ikilisiyle özellikle sol koridoru oldukça etkili kullandı. Andres Iniesta’nın sol kanada yakın oynaması da Luis Aragones’in ‘İtalya planının’ sadece bir parçasıydı. İlk 10 dakikalık bölümde daha arzulu olan daha fazla golü düşünen taraf İspanya, otoriteleri şaşırtmayan bir futbol sergileyen taraf ise İtalya idi. Pozisyon anlamında oldukça kısır geçen ilk 15 dakikada akıllarda kalan tek pozisyon Fernando Torres’in ceza sahasına girerken Massimo Ambrosini’nin müdahelesi sonrası yerde kalmadı ve hakem Herbert Fandel’in bu pozisyonda ‘devam’ demesi oldu!

NEYE YARAR TOPLA OYNAMAK!
Kazanmaktan öte kaybetmemek için mücadele eden iki takımın mücadelesi Ernst Happel Stadı’nı dolduran 50 bini kişiyi de mutsuz etmeye başladı. İlk yarım saat itibariyle topla oynama oranlarındaki %67′ye %33′lük İspanya üstünlüğü sadece bir istatistiklere yansıyan güzel bir tablo idi! Ne gol vardı Ernst Happel’de ne pozisyon! Dakikalar ilerledikçe biraz daha risk almaya başlayan İspanya, sağlı sollu ataklar ile İtalya kalesini baskı altına aldı! Oyun, tamamen İtalya yarı sahasında oynanmasına rağmen Gianluigi Buffon’un 25. dakikada David Villa’nın frikiğinde, 30. dakikada David Silva’nın uzaktan şutunda yere yatması ve maçın ilk köşe vuruşunun 34. dakikada kullanılması maçın akibeti hakkında önemli ipuçları vermeye yetti bile…

ORTA SAHADA SIKIŞTI!
Ernst Happel’de ikinci yarıda da senaryo aynıydı! Orta sahada büyük bir mücadele, karşılıklı fauller, top kayıpları, bir türlü olgunlaşamayan ataklar ve uzaktan atılan sürpriz şutlar… Olmayan tek şey goldü Ernst Happel’de… İspanya’nın orta sahadaki hakimiyetini, Perrotta’yı bir adım daha geri plana çekerek kırmayı planlayan İtalya Teknik Direktörü Roberto Donadoni, oyun içinde yaptığı bu değişiklik ile maçı bir anda kitledi. Donado’nin bu hamlesine, David Silva’yı David Villa - Fernando Torres ikilisinin arkasına çekerek cevap veren Luis Aragones ise kazanmayı daha fazla istediğini bir kez daha kanıtladı.

TAKTİK SAVAŞI!
Ernst Happel’de oynanan ölü futbolcu canlandırmak için oyuna mümkün olduğunca müdahale etmeyen ve karşılaşmanın tempo kazanması için elinden geleni yapan Almanya hakem Herbert Fandel adeta ‘iyi bir hakem nasıl olur’ dersi verdi futbolseverlere.. Ernst Happel’i dolduran 50 bin futbolseverin en büyük şansızlığı ise Herbert Fandel’in gösterdiği çabayı sahada mücadele eden 22 futbolcunun göstermemesi oldu! Taktik savaşı oyuncu değişiklikleriyle devam etti! Sahnedeki isim yine ilk önce Roberto Donadoni idi. Simone Perrotta’nın yerine Mouro Camoranesi’yi sahaya süren Donadoni’ye Luis Aragones’in cevabı geçikmedi.

ARAGONES DAHA FAZLA İSTEDİ
Donadoni’nin yaptığı değişikliğe Iniesta’nın yerine Fabregas, Xavi’nin yerine Cazzorla’yı sahaya sürerek cevap veren Luis Aragones kalan dakikalarda daha fazla hücum edeceğinin sinyallerini verdi. Taktik savaşı şeklinde geçen ikinci yarının ilk bölümündeki ‘ilk tehlikeli atağ’ 59. dakikada İtalya geliştirdi. Sol kanattan Fabio Grosso’nun ortasında topla buluşan Camoranesi, altı pasta sert vurdu İspanya kalecisi Casillas son anda çıkardı! Bu pozisyon aynı zamanda İtalya’nın ilk tehlikeli atağı, Casillas’ın ise ilk kurtarışı oldu! Camoranesi’nin oyuna girmesinden sonra biraz daha canlanan İtalya orta sahası, ilk yarıya oranla daha fazla tampo yapmaya başladı.

CAMORANESI CANLANDIRDI
İspanya savunmasından dönen her topu başarılı bir şekilde toplamayı başaran Camoranesi ve De Rossi ikilisi, şişirme toplar ile Luca Toni’yi buluşturmak istedi ancak bu dakikalarda Puyol’un cansiperhane futbolu İtalya ataklarına karşılık verdi. Oyunun son bölümlerinde biraz daha risk alan İtalya, İspanya’nın da kendi yarı sahasına kapanmasıyla arka arkaya pozisyonlar bulmaya başladı! Önce Toni yokladı Casillas’ın koruduğu kaleyi ardından Camoranesi ama sonuç çıkmadı! Kalan son dakikalarda tabeladaki skor değişmedi ve yarı finalistin belirlenmesi için uzatma dakikalarına geçildi.

90 DAKİKAYA BEDEL BİR 5 DAKİKA
Uzatmaların ilk yarısına İspanya fırtına gibi başladı! David Silva’nın önderliğinde İtalya kalesini abluka altına alan İspanya, Güiza’nın da etkili bindirmeleriyle rakip kalede arka arkaya pozisyonlar buldu! Dakikalar 93′ü gösterdiğinde İtalya savunması ilk kez az adamla yakalandı. Soldan Joan Capdevila ortaladı Güiza altı pasta vurdu Gianluca Zambrotta’dan döndü, David Silva 25 metreden gelişine mermi gibi bir şut çıkardı bu kez Buffon karşı koydu! Tempo bir anda yükseldi.

FORVETLER SUSKUN
İspanya’nın organize gelişen bu atağına İtalya hemen cevap verdi. Sağ kanattan Christian Panucci şık bir orta kesti oyuna sonradan giren Di Natale kısa boyuna rağmen iyi yükseldi vurdu kafayı ama Ilker Casillas son anda parmaklarının ucuyla dokundu. Nefesleri kesen bu 5 dakika sonunda takımlar yine kabuğuna çekildi. Avını bekleyen bir kurt edasıyla hata kollayan David Villa ve Luca Toni ikilisi ilk uzatma devresinde bu planlarından başarılı olamadı.

PENALTILAR ÜZERİNE KURULAN BİR OYUN
Sanki her şey penaltı atışları üzerine kurulmuştu! İki takım da sahaya bu mantelite ile çıkmış, kazanmaktan çok şey kaybetmemek için oynuyordu. Son Dünya Şampiyonu İtalya’nın 2006′da nasıl şampiyon olduğu düşünüldüğünde Ernst Happel’deki mücadelenin nasıl şartlar altında oynandığı hesap etmek hiç de zor olmasa gerek! İki uzatma devresinden de gol çıkmadı ve penaltı atışlarına geçildi! Bir kalede Buffon, diğer kalede Casillas… Dünyanın en pahalı futbol ayakları topun başına geçti. Penaltı atışlarında nefesler kesildi! Bir kalede Buffon, diğer kalede Casillas… Dünyanın en pahalı futbol ayakları topun başına geçti. İspanya adına David Villa, Cazzorla, Senna, Güiza (kaçırdı), Fabregas attı.İtalya adına Fabio Grosso, De Rossi (kaçırdı), Camoranesi, Di Natale (kaçırdı) ve İspanya EURO 2008′de yarı finale yükseldi.

-Toplist Ekle - Link ekle - Hit Kazan-TOPlist -
sohbet-Sohbet- chat- web tasarımı- kozmetik-Çet-sohbet kanalları-- evden eve nakliyat - evden eve nakliyat -oyun- yutube- ek gelir- konteyner- adtech ile reklam 2.0 dönemi başlıyor ve Trkycmhrytllbtpydrklcktr r10.net seo yarışması-sohbet odaları-chat-çet- çet-oteller- islami sohbet-film izle-bedava film-chat-komedi-mp3 indir-ilahiler- kraloyun- kral oyun-ilahiler- islami sohbet-alituncay, ali tuncay-şarkı sözü